Bu çalışma, Şanlıurfa’da geçmişten günümüze ciğer kebabı tüketim alışkanlıkları ve et muhafaza yöntemlerinin tarihsel gelişimini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırmada, 2. ve 3. nesil kasaplar başta olmak üzere 100 kaynak kişi ile yüz yüze görüşmeler yapılmış ve elde edilen veriler anketler ile desteklenmiştir. Bulgular, genç kasapların büyük bölümünün geleneksel saklama yöntemlerini bilmediğini, ancak usta-çırak ilişkisiyle aktarılan eski yöntemlerin hâlen hafızalarda canlı olduğunu göstermektedir. Özellikle sıcak yaz aylarında ciğer ve diğer sakatatların sabah erken saatlerde tüketilmesinin, yalnızca bir kültürel alışkanlık değil, aynı zamanda coğrafi ve iklimsel zorunluluklardan kaynaklandığı belirlenmiştir. Tarihi kaynaklar ve sözlü anlatılar, Göbekli Tepe’den Osmanlı dönemine ve Cumhuriyet yıllarına kadar bölgede et tüketiminin yaygın olduğunu ve muhafaza yöntemlerinin sürekli geliştiğini ortaya koymaktadır. Mendil üstünde bir simsar tarafından gezerek et satma, sadece yaşlılar ve eski kasaplar babalarından ve ustalarından duydukları anlatılmaktadır. Toprağa gömme, kuyuya salma, zerzembelerde saklama, kurutma, kavurma ve kabaltına asma gibi yöntemler; modern soğutucuların yaygınlaşmasından önce kullanılan başlıca saklama teknikleri olmuştur. Çalışma, Şanlıurfa’nın gastronomi kültüründe ciğer kebabının önemini vurgulamakta, geçmişten günümüze taşınan bu geleneğin hem beslenme alışkanlıkları hem de mutfak turizmi açısından değerini ortaya koymaktadır.
Ciğer kebabı, et muhafazası, geleneksel kasaplık, Şanlıurfa